Napoli – Önsöz

DSC_0879

Hiç hesapta olmayan, seyahat tarihine 3 gün kala spontane gelişen bir seyahat idi benim için. Arkadaşım milleri ile bana uçak biletlerini ısmarlayınca hayır diyemedim :) Çok hızlı gelişince olaylar araştırmaya fazla vaktim kalmamıştı ama sorduğum herkes bana hırsızlık olayını o kadar anlattı ki fotoğraf makinamın boynumdan gidebilecek boyutta olduğunu ve dikkatli olmam gerektiğini üzerine basa basa uyardı. Bu istihbaratı arkadaşımla paylaştım ama o çok fazla önemsemedi hatta Brezilya ve Arabistan’a giderken de böyle şeyleri çok duyduğunu ancak hiç de öyle kötü olaylar yaşamadığını söyledi. Küçük bir çanta hazırladım kendime ve arkadaşımla havalimanında buluştuk. Cinque Terre olayında yaşadığımız son dakika şoklarının bu sefer yaşanmaması için içimden beşyüzkez dua ettim:) Sıkıntısız şekilde check-in lerimizi yaptık, uçağa binmeden önce freeshopda bir kitapçıya uğradık ve Napoli rehberlerine gözattık , hatta ingilizce bir kitapdan Napoli ve çevresine ait notların telefonla fotoğraflarını çektik.

Fas – Önsöz

IMGP9503

Kasım 2008’de Kurban Bayramı tatilinde her zaman olduğu gibi uçuş milleri ile iki bayan arkadaş uçak biletlerimizi Kazablanka’ya almış ve Kazablanka (1)+Marakeş(3)+Kazablanka(1) şeklinde 5 gece otel rezervasyonlarımızı internetten yapmıştık ki seyahatimize 4-5 gün kala yakın bir erkek arkadaşım bizimle gelmek istediğini söyleyerek gezimize dahil oldu.Tek dileğim iki yakın arkadaşımın seyahatte sıkıntı çıkartmamaları ve anlaşabilmeleri idi çünkü her ikisi de birbirlerini ilk defa tanıyacaklardı. Otel rezervasyonlarımızı yaparken seyahatimizin planını da internetten araştırma yaparak ve tur firmalarının planlarını okuyarak çıkartmıştık. Yine seyahat öncesi bir fotoğraf paylaşım sitesinde tanışıp yazıştığım bir fotoğrafçı arkadaş da planlamamızda yardımcı olmuş,iletişim bilgilerini de verip Fas’a vardığımızda her zaman arayabileceğimizi söyleyerek aslında içimize biraz da su serpmiş ve cesaretlendirmiş oldu.

Amsterdam / Paris – Önsöz

Kredi kartımın %50 indirimli mil kampanyasını değerlendirip , avans mil de alıp ,üstüne beş kuruş bile ödemeden iki kişilik Amsterdam gidiş- dönüş uçak bileti alıyorum, istikamet bayram tatilinde Amsterdam… Bileti aldıktan sonra hızlı bir şekilde 4 günlük tatil planını yapmak zorundayız çünkü vize almamız gerekiyor ve önümüzde sadece 15 gün var. İlk önce pasaportumuzu chipli ye çevirmemiz gerektiğini öğreniyorum pasaport dairesine pasaportumu uzatmaya gittiğimde, pasaport adrese teslim gönderilecekmiş yeni sistemde , ohh ne güzel kaldı 13 gün… Blog yazılarından notlar döküyoruz iki arkadaş, tur firmalarının nerelere gittiğine bakıyoruz, derken biz seyahati Amsterdam (1 gece) + Paris ( 2 gece ) + Amsterdam (1 gece) şeklinde organize edip internetten son gece hariç otel konaklamalarını satın alıyoruz, son geceyi de belki sabahlarız deyip boşyere otel parası vermemek için almıyoruz, gidince karar vereceğiz duruma göre… Amsterdam-Paris arası hızlı tren seferlerine bakıyorum ama zaten gideceğimiz takvim o kadar yakın ki fiyata erken rezervasyon indirimi yapılmıyor, o yüzden bu transferin biletini de seyahat içinde almaya karar veriyoruz.

Oya’nın Afrika Rüyası – Önsöz

Önsöz

Kenya ‘nın başkenti Nairobi, bu şehri yıllar öncesinden ezberlemiş ve gideceğim şehirler listesinin başına yazmıştım. 2010 yılında Kenya seyahatini kendime hedef alıp bu uğurda banka kredi kartımı uçuş mili toplayabileceğim bir karta dönüştürme operasyonunu 1 yıl öncesinden gerçekleştirip, en yakın gezi arkadaşımı da daha önce Kenya’yı görmüş olmasına rağmen beraber gitmeye ikna etmiştim. Seyahat takvimimizi belirledik, Kasım 2010’da bir hafta bu seyahat ya gerçekleşecek ya gerçekleşecek deyip planımızı yakın arkadaşlarımızla paylaştık , birbirlerini tanımayan ancak ortak arkadaşlardan oluşan 5 bayan ve 2 erkek toplam 7 kişilik bir gezi ekibimiz oluştu. Kenya maceraperestlerinden bir mail grubu kurduk hemen ve gezi öncesi bildiklerimizi duyduklarımızı hazırlıklarımızı hemen her gün yazıştık. Bir arkadaşımız yanımıza bisküvi konserve vb. yemek stoğu almamızı önerdi ancak Kenya deneyimi olan diğer arkadaşımız gereksiz panik yaptığımızı, aksine meyveler ve yemeklerin gayet leziz ve güzel olduğunu söyleyince rahatladık. Seyahatten 10 gün önce Karaköy gümrüğüne gidip sarıhumma aşısı vurulduk ve sıtmaya karşı koruyucu hap aldık, haftada bir adet hap içmek daha pratik geldiğinden hepimiz bu tür ilacı tercih ettik, maillerde bir arkadaş “ yahu ben çok kaşınıyorum siz de kaşınıyor musunuz” diyene dek kimseden ses çıkmamıştı ki herkesten “evettttt” maili patır patır düşmeye başladı :)) Sıtma ilacının yan etkilerinden biri kaşıntı, asıl ve önemli yan etkisi ise halüsinasyon görme ve intihara teşebbüs imiş, şükür bu etki hiçbirimizde olmadı :))
Seyahatimiz için uçuş biletlerini herkes kendi temin etti, millerimizle aldı bazılarımız, bazılarımız ise ücretini ödedi. Turumuzu ise Nairobi’den bir seyahat firması ile yazışarak oluşturduk ve satın aldık, gitmeden önce 100 er dolar kaparo gönderdik ve dolandırılmamış olmak için içimizden gizliden gizliye dua ettik… Seyahat öncesi bir tanışma akşamı organize etmiş olsak da birbirini tanıyanlar değil de tanımayanlar gelince ortaya enteresan bir tablo çıkıverdi, ama en azından fikir sahibi olmak için faydalı da oldu. Yol arkadaşı çok önemli, yedi kişinin dördü fotoğrafçı diğer üçü ise seyyah.

Merhaba…

Ben Evliya Çelebi’nin torunlarından Oya.Hemen her insan gibi gezmeyi, yeni yerler görmeyi, yeni kültürlerle tanışmayı, yemeyi, eğlenmeyi seviyorum. Bloğumda sizlere şuraya gidip şunu yiyin ya da bileti şurdan alırsanız daha ucuza alabilirsiniz gibi net öneriler ve uyarılar yapmayı amaçlamıyorum, bunları beni internette bulup keşfettiğiniz gibi fazlası ile zaten bulabilirsiniz. Fotoğraflarımı ve anılarımı sizlerle paylaşmak için buradayım.